technicos
1315 defa okundu.






Film İnceleme: Bir Şantiye Şefinin Hikayesi "Locke"
Gizem Sığla Açıkelli

İnşaat Mühendisi Ahmet Meriç Çavuşoğlu, kendisi gibi bir şantiye mühendisi olan Ivan Locke'un hikayesini seyirciyle buluşturan filmin incelemesini kaleme aldı.

      

 

“Donal, don't trust God when it comes to concrete.”

“Donal, söz konusu beton olunca Tanrı’ya güvenemezsin.”

 

Locke,  betona hazırlanan şantiye ve kirlenmiş iş ayakkabısı görüntüleriyle başlıyor. 2013 yılının en iyi bağımsız sinema örneklerinden biri olan film, Ivan Locke isimli bir şantiye müdürünün aldığı bir karar neticesinde şantiyesini terk edip doğrularının peşine düşmesini konu alıyor.

Locke, askeri ve nükleer yapılar dışında Avrupa’nın en büyük beton dökümünün yapılacağı sabahın öncesinde Ivan’ın hem hayatıyla hem de doğrularıyla yüzleşeceği bir yolculuğunu tek mekanda, BMW X5’inin içinde, sadece Tom Hardy’nin muhteşem oyunculuğu ve telefonun diğer ucundaki karakterlerle 90 dakika içerisinde anlatıyor. Film tek mekanda geçmesine rağmen Tom Hardy’nin muhteşem oyunculuğuyla izleyici sıkılmıyor, planların durağanlığı filmin özenle hazırlanmış müzikleriyle beraber Ivan Locke’un tüm gerginliğini ve sükûnetini  paylaşıyor.

Şantiyenin belki de en önemli gününde şefsiz kalmasını ne patronlar ne de saha ekibi kabullense de Ivan Locke, her şeyi idare edebileceğinden emin; sorunlara değil çözüme ve “bir sonraki pratik adım”a odaklanarak geceyi kotarabileceğini düşünerek telefon konuşmalarını ardı arkasına sıralıyor.

Hikayeyi biraz daha anlatabilmek adına burada biraz spoiler vermem gerekecek. Ivan Locke, daha önce bitirdiği, farklı bir şehirdeki projenin bitişinin kutlama partisinde bekar bir kadınla beraber olarak, eşini ilk ve son kez aldatır. Sadece bir kez beraber olduğu kadın hamile kalmış ve mutluluğa erişmek için son şansının bu olduğunu söyleyerek çocuğu doğurmak istediğini söylemiştir.

Kadının erken doğumu tam da temel betonunun döküleceği güne denk gelince, kendi babasının benzer bir durumda kendisine sahip çıkmadığı ve yanında olmadığı gerçeğiyle büyümüş olan Locke, işini, ailesini, evini düşünmeden doğacak çocuğun yanında olmayı doğru kabul eder ve bu kararı için kimseden özür dilemez.

Yol boyunca, hem eşine durumu anlatarak hayatının düzenini korumayı hem de telefonla şantiyeyi yöneterek betonu sağlama almaya çalışır.

      

Bir şantiye mühendisi olarak filmi izlerken günlük hayatımızdan da çok tanıdık sahnelerle karşılaşıyoruz. Bir projeyi yürütürken, beton öncesinde ve sonrasında her şeyi kontrol altına almaya çalışmak, prosedürler yaratmak, tekrar kontrol etmek, alternatifleri hazır tutmak, yedeğin yedeği olmadan rahat edememek, telefonda saatlerce konuşmak, tekrar kontrol etmek, tamamen mekanik bir iş yaptığın halde bir sürü insan ilişkisi geliştirmek ve o çok ihtiyaç duyulan anda o ilişkileri kullanmak, kontrol etmek, sakin kalmak, çözüme odaklanmak, tekrar kontrol etmek, tüm bunları yaparken o işten milyonlar kazanacak patronlar için yapmadığını bilmek, aldığın hiçbir paranın bu özveriyi karşılamayacağını bilmek ama yine de proje bittikten sonra kapısından içeri alınmadığın binaları yapmış olduğunu bilmek ve emeğine yabancılaşmadan, kendini iyi hissetmek için yapmak gibi.

Eşine sadece bir kez oldu diyerek ihanetini açıklamaya çalışan Ivan, “Bir kez ile hiç arasında tüm dünya kadar fark vardır. Bir kez ile hiç arasındaki fark iyi ile kötü arasında farktır.” cevabını aldıktan sonra şantiyeden gelen yol kapatma izinlerinde problem var haberi üzerine evdeki defterinden meclis üyesinin telefon numarasını istediğinde eşi tekrar arar ve “ Ben burada üzüntüden kahroluyorum, kadın orada doğum yapıyor ve sen betonu mu düşünüyorsun? Her yere ardında beton bıraktın.” der.

Beton kokusu ve vibrasyon gürültüsüyle yaşayanlar için şantiyede gösteri her zaman devam eder. Çünkü, dosya yetişecektir çünkü; yetişmezse hakediş alınmaz, hakediş olmazsa beton olmaz, beton olmazsa olmaz. Mekanik lisans eğitiminin ardından hangi seviyede olursa olsun analitik düşünmek zorunda olan mühendisler zamanla duygu durumlarını da aynı mekanik yaklaşımlarla analize ve problemlerini benzer pratiklerle çözmeye yeltenirler. Ekip aniden işi bıraktığında betonu aksatmadan alternatif işçilere geçiş yapma ustalığıyla evde bekleyen maç izlemek için babalarını çocukları mutlu etmeye çalışmak aynıymış gibi ya da beton öncesi son pompa, kalıp ve demir kontrollerini çıkan aksilikleri adım adım hallederek sağlıklı bir döküme ulaşmakla aldatılmış bir kadını benzer adım adım pratiklerle teskin edip ailesini kurtarmayı sağlamaya çalışmak aynıymış gibi gelebilir.

Hatalar neticesinde özür dilemek yerine telafisi için gerekli adımlar atılıp, bedellerin ödenmesiyle her şeyin düzeleceğini düşünüyor olabiliriz. Betonlar dökülürken kendi hayatımızın çözüldüğünü kaçırabilir, yönetim kurulları mutlu olurken aslında senin bir sonraki hatanda ipini çekecekleri gerçeğini unutabiliriz.

Locke, tüm bunların içerisinde hayatıyla, doğrularıyla ve yanlışlarıyla, beton pompalarıyla, geçmişiyle yüzleşen, varoluşunun temel paradigmasına işini yerleştirmiş bir adamın hikayesi. Gelgelelim pazar günü tek başına izlenmemesi gereken filmdir aynı zamanda, film bittikten sonra kalkıp hiçbir şey olmamış gibi devam edemeyebilirsiniz.

 

FİLMİN KÜNYESİ:

LOCKE

Yönetmen: Steven Knight

Yazan: Steven Knight

Oyuncular: Tom Hardy, Olivia Colman, Ruth Wilson

Yapım Yılı: 2013

Ülke: ABD, İngiltere 


1 kişi puan verdi
Yorumlar
En Çok Okunan Haberler

En Çok Puan Alan Haberler